GEA 3.ALARM SEMPOZYUMU

  • geaalarm3 (18)
  • geaalarm3 (16)
  • geaalarm3 (13)
  • geaalarm3 (12)
  • geaalarm3 (8)
  • geaalarm3 (4)
  • geaalarm3 (2)
  • geaalarm3 (1)
  • alarm 3 (3)
  • alarm 3 (4)
  • ALARM_03_DAVETIYE_IC_11
  • alarm3_05
  • alarm3_01
  • alarm3_02
  • alarm3_03
  • alarm3_04

23 MART 2012

GEA 3.KURUMSAL ACİL DURUM YÖNETİMİ SEMPOZYUMU

“Kurumlar, afetler karşısında kurban değil, çözümün bir parçası olmalı”

Japonya ve Van depremlerindeki tecrübeler ışığında düzenlediğimiz ve afetlere daha hazırlıklı bir toplum oluşturmak için mütevazı bir adım atmayı amaçladığımız 3. Kurumsal Acil Durum Yönetimi Sempozyumu (ALARM 3 ) , 23 Mart 2012 Cuma günü İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı‘nda gerçekleşti.

III. Kurumsal Acil Durum Yönetimi Sempozyumu’nda, ülke ekonomisinin lokomotifi olan kurumların, -deprem başta olmak üzere- afet ve felaketlerden kaynaklanan acil durumlara karşı hazırlıklı olmak için neler yapmaları gerektiği, karşı karşıya oldukları riskler, bu risklerin en aza indirilmesi ve acil durumların yönetimi konuları uzmanlar tarafından. 128 Devlet ve Özel Kurumdan 248yönetici ile paylaşıldı. Sempozyum esnasında yapılan istatistik sonucu, katılımcı kurumların yaklaşık 218.358 çalışanı olduğu bilgisinden yola çıkılarak eğitimin kurumsal boyutta önemi vurgulandı.

Sempozyumun açış konuşmaları, Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanı Dr. Fuat Oktay ve GEA Koordinatörü Umut Dinçşahin tarafından yapıldı.

Toplumu afetlere hazırlamak ve bilinçlendirmek amacı ile düzenlenen Sempozyum’da konunun uzmanları, kurumların afet yönetiminde aktif rol alabilmelerine destek olmak için bilgi ve deneyimlerini şirket yöneticilerine aktardı.

“Afetlere hazırlıklı olmada en önemli adım: Bilgi paylaşımı”

Sempozyumun açılışında konuşan GEA Koordinatörü Umut Dinçşahin; tüm kurumların afet yönetiminin birer parçası olması gerektiğini vurgulayarak “Biliyoruz ki kurumların yöneticileri afetlere hazırlıklılık konusuna önem verir ve bu konuda çalışmalar gerçekleştirirse, çalışanlar da bu hazırlık çalışmalarına dahil olur. Büyüyen bu zincir, afet yönetiminin en önemli parçalarından biri olur” dedi.

Türkiye’de ve dünyada yaşanmış depremlerde yapmış oldukları kurtarma çalışmaları sonrasında, afet anında yaşanan acıların deneyime dönüşüp, bilgi olarak aktarıldığını gördüklerini ifade eden Dinçşahin,sözlerine şöyle devam etti: “Afetlere hazırlıklı olmada en önemli adım bilgi paylaşımı… 3.sünü düzenlediğimiz bu Sempozyum’la afetlere daha hazırlıklı bir toplum için mütevazi bir adım atmayı amaçladık.”

Dinçşahin’in ardından, kurumsal risk analizi konusunda konuşma yapan İngiltere Bournemouth Üniversitesi Afet Yönetim Merkezi Müdürü Richard Gordon isedevlet ve devlet kurumlarının afet yönetimi konusunda yapabileceklerinin bir sınırı olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Şirketlerin; çalışanları, mülkleri, itibarları ve operasyonel devamlılıkları için, doğal ve insan eliyle meydana gelen afetler karşısında maruz kalabileceği riskleri belirleme ihtiyacı, hiç olmadığı kadar hayati bir boyuta ulaşmış bulunuyor.”

Nakahama’dan 25 tedbir önerisi

Sempozyum’da 2011 yılında yaşanan Büyük Japonya Depremi’ni anlatan AICAT Genel Sekreteri Yoshikazu Nakahama ise yakın bir gelecekte yaşanabilecek bir afetin etkilerini ve yol açacağı zararı azaltmak için hangi konuların üzerine eğilinmesi gerektiğini ele aldı.

Nakahama, aileler ve şirketler açısından alınabilecek 25 önemli temel tedbir önerisini de katılımcılarla paylaştı. Nakahama, 25 maddelik listesinin birinci sırasında, binaların depreme dayanıklılığı konusuna yer verdi. 10 saniye süren Kobe depreminde can veren yaklaşık 6 bin kişiden büyük çoğunluğun binaların altında kalarak öldüğünü belirten Nakahama, evlerin ve işyerlerinin depreme dayanıklılığının artırılması için gereken tedbirlerin alınması ve tamirin yapılması gerektiğini kaydetti.

Yatak odasında yatak yanına yüksek veya cam türü eşyalar konulmaması ve eşyaların devrilmesi, içindekilerin fırlamasını önleyecek tedbirler alınması gerektiğini de vurgulayan Japon uzman, afetlerin önlenmesi için toplum, özel sektör ve yerel hükümet arasındaki işbirliğinin önemine değindi.

“İşyerindeki riskler kontrol edilebilir”

Kurumlardaki mimari riskleri değerlendiren Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölüm Başkan Yardımcısı Yard. Doç. Dr. Zeynep Gül Ünal ise, işyerlerindeki mimari risklerin önemli bir kısmının kontrol edilebilir riskler olduğunu, afet anında maruz kalınabilecek risklerin tanımlanmasının zarar azaltma çalışmaları için ilk adım olduğunu, her işyeri için mutlaka risk analizi yapılması gerektiğini belirtti. Ünal konuşmasında “Çalışma zamanınızın büyük bir bölümünü geçirdiğiniz mekanlar bir afet anında kurtarıcınız ya Azrail’iniz olabilir” diyerek konunun önemine dikkat çekti.

Kurumlardaki acil durumlar için tahliye planı geliştirilmesi konusunda bilgi ve tecrübesini paylaşan ABD Uluslararası Afet yönetimi Birliği Eski Başkanı Marg Verbeek ise konuşmasında, bir afet yaşanması durumunda, işyerindeki acil durum ve tahliyelerin nasıl planlanacağı ele alınarak öncelikle iş gücünün topluca güvenli bir yere sevk edilmesini öngören bir tahliye planının hazırlanması gerektiğini söyledi.

ALARM 3